YELEK KASABASI KÜLTÜR DERNEGİ | Gurbetten Sılaya..

Tuğba Kahraman İle Köşe Yazıları..
Sunday, 15.11.2009, 08:53pm (GMT2)

Bir Varmış Bir Yokmuş ....

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde başlayıp devam eden çocukluk günlerimizden, dedelerimizin dilinde kalakalmış masallara şimdi daha çok inanır olmuşuz aslında, inanmaktan da öte yaşamımızı masallaştırmışız büyüdükçe ve yaşlandıkça.

Bahçede elma ağacı dibinde dinlerdik dedelerimizden pamuk prensesi, güller içinden geçerken uyuyan güzeli, ve karlı kışların lüküs lambası ışığında devleri yenebilen kahraman prensleri. Kestane kokardı saçlarımız, ve biz masallara doyamazdık karlı tatil günlerinde, şimdilerde farkına varıyoruz ki doyamadığımız dedemizin masal sesi, annemizin kestane kokusu ve kardeşimizin masal arkadaşlığı, babamızın çok bilmiş ciddiyetiymiş... Kendi masallarımızın kahramanı olmak için yollara düşüp, bir tek valiz ile gurbete salınmak; çocukluğumuza veda etmek olsa da büyümenin hazzını taşıyormuş hasret!

Memleketin erik tadındaki baharından, arpa kokulu yazından ve cevizlerle gelen sonbaharından karlı kış günlerine merhabaları yaşayamıyoruz; masallarımızı yazarken! Bambaşka iklimlerden selamlar söyleyerek yetiniyoruz az biraz. Kahraman olmak için kendi yolculuğumuzda hasrete gömülüyoruz, özlemler çekiyoruz buram buram. Sadece gurbete gidenler değildir özlem çekenler, diğer yandan geride bıraktıklarımız da hasretimize ortaktır kaçınılmaz olarak! Memleketimiz de özler bizi, ailelerimiz, sevdiklerimiz de özler geride kalan… Ve kendi masalımızın kahramanlığını yaşarken, alışırız özlemlere, ayrılıklara, aileden, eşten dosttan uzakta geçirilen bayramlara, yeni yıllara, düğünlere, nişanlara…

Bizler büyüdük kendi yollarımıza düştük, kimilerimiz çoluk çocuğa karıştı, aramıza yeni yavrucaklar katıldı ve aramızdan ayrılanlar da oldu elbette! Masallarımıza dahil ederek her geleni ve gidenleri evvel zaman içinde yad ederek, yürüyoruz, bazen tökezleyerek bazen de düşe kalka…

            Hasret yüklü bir yazı ile merhaba diyerek birçoğumuzun hissettiklerini paylaşmak geldi içimden. Kardelen çiçeği gibi derinden açılarak hissedilen duygularımı paylaşmak istedim, kaç kere çocukluğuma gittim, köyüme gittim hayallerle, hani derler ya burnumun direği sızladı! Şimdi sizlerin gözünde ağlak bir kız görüntüsü canlanmış olabilir ama sevimli bir gülümseme ile özlem dolu bir heyecanla  paylaşıyorum duygularımı… Bu ilk merhabamızı biraz duygusallığa gömmüş olabilirim ama ileriki yazılarımda önemli bulduğum ve bahse değer konuları paylaşmak istiyorum sizlerle.

            Hayata kahramanca göğüs gerip masal kıvamında yaşayabilmeniz dileğiyle…

Tuğba KAHRAMAN